İmplant Tedavisi » 

İmplant

  Diş İmplantı Nedir?

Dental implant, eksik olan dişlerin fonksiyon ve estetiğini tekrar sağlamak amacıyla çene kemiğine yerleştirilen ve uygun malzemeden yapılan yapay diş köküdür. Geleneksel kaplama, köprü ve damak protezlerine göre çok daha güvenli, fonksiyonel alternatif tedavi şeklidir.

Günümüzde ise dental implant kavramı yabancı kaynaklı bir kelime olmasına rağmen halk arasında da bilinen ve konuşulan bir kelime haline gelmiştir. Popülerliği artan implant kelimesinin Diş hekimliğine bilimsel bir kavram olarak girmesi ise son 20 yılda olmuştur. dental implantların kelime anlamına bakıldığı zaman dental dişle ilgili, implant ise doku içine konan, yerleştirilen anlamına gelen kelimelerdir.

Dental İmplant ise; Diş eksikliğini gidermeye ve ağız bölgesinde kayba uğrayan kısımları tamamlamaya yönelik çene kemiğinin içine veya üzerine yerleştirilen ve implant adı verilen bir alt yapıdan dayanak ve tutuculuğunu sağlayan titanyumdan üretilen protez yapılardır.

Basit olarak implant ise; Yapay bir dişin çene kemiği içine yerleştirilmesiyle doğal diş gibi görev yapmasını sağlamaktır. Bu yapılan implantlar sayesinde insanlar, zamanla kaybettikleri doğal dişlerinin yerine aynı konforunu sağlayan yeni yapay dişlere sahip olabilmekte ve yaşam konforlarını yeniden kazanabilmektedirler.

 

Diş İmplantı Nasıl Yapılır?

Diş implantları, insan vücudu ile tamamen uyumlu küçük titanyum vida ve üzerine gelen abutment ile birleştikten sonra bir kron yapılarak (porselen ya da zirkonyum) tedavi tamamlanmaktadır. Yukarda bahsedilen titanyum vida doğal diş kökünün görevini yapması için geliştirilmiş çene kemiğine son derece uyumlu yapay diş köküdür. İmplant tedavisi bir yada daha fazla meydana gelen diş kayıplarında rahatlıkla uygulanabilir. İmplant tedavisi olmuş hasta aynı gün normal hayatına dönebilmektedir.

İmplant tedavisine klinik ortamında, lokal anestezi yapılarak başlanmaktadır. Cerrahi operasyonlara karşı endişe duyan hastalarda ise sedasyon ve lokal anestezi kullanılarak implant işlemine başlanır.
Anestezi işleminden sonra cerrahi operasyonla diş eti açılarak çene kemiği ortaya çıkarılır. Ortaya çıkan çene kemiğine öncelikle küçük çaplı rehber deliği açılır. Daha sonra rehber delik yavaşça genişletilerek implantın yerleştirileceği forma uygun hale getirilir. Çene kemiğindeki deliğin aşamalı olarak genişletilmesi sayesinde kemik üzerinde oluşacak travmatik etki de azaltılmış olur. Daha sonra çene kemiğinde açılan boşluğa implant vidalanarak yerleştirilir.

İmplant vidasının yerleştirilmesinden sonra bölgedeki osseointegrasyonun oluşması için (implantın kemikleşmesi) ve implant yapılan bölgenin iyileşmesini beklemek için implantın üzerine koruyucu bir kapak vida yerleştirilir. Açılan dişeti dikilerek kapatılır ve birkaç aylık bekleme sürecine geçilir.

Birkaç ay sonra,koruyucu vida çıkartılır ve dental implantın üzerine geçici bir kuron yerleştirilir. Geçici kuron,dişetinin doğal olarak kendini şekillendirebildiği ve etrafında büyüyebildiği bir şablon olarak görev yapar. Dişeti şekillendikten sonra geçici kuron, kalıcı kuronla (porselen yada zirkonyum diş) değiştirilerek tedavi tamamlanır.
Tedavi tamamlandıktan sonraki süreçte doktorlarınızın önerileri ve ilaç kullanımıyla birlikte iyileşmeniz hızlanacaktır.

 

 

 

 İmplant Tedavisi Ne Kadar Sürer;

İmplant tedavisi cerrahi bir operasyonla yapılmaktadır. Eğer yapılacak olan tek bir implant operasyonu ise bu işlem 10 dakika ile 30 dakika arasında değişmektedir. İmplant tedavisinin  süresi yapılacak olan implant sayısına ve hastanın çene kemiğine bağlı olarak yarım saat ile birkaç saat arasında da değişebilir. Cerrahi operasyondan sonra, implant ile kemiğin bürünleşmesi için (osseointegrasyon) 1-3 ay kadar beklenir. İmplant kemikleştikten üzerine oturtulacak olan protezler, birkaç seans da uygulanır. Toplamda 1-4 ay süren implant tedavisi sonucunda hastalar doğal dişe en yakın sonucu elde etmekte ve uzun ömürlü dişlere kavuşmaktadırlar.

İmplant yaptırmanın nedenleri;

İmplantın en büyük avantajı diğer konservatif tedavi yöntemlerine oranla çok daha sağlam, rahat ve güvenilir olmasıdır. İmplantı bu kadar başarılı yapan önemli unsurlardan biride tek başına bir yapı olmasıdır. Herhangi bir yerden destek almaya ihtiyacı olmadığı için de diğer dişleri hiçbir zararı yoktur.

İmplantların faydalarını madde olarak sıralamak gerekirse;

·         Doğal diş formunda olması

·         Çiğneme fonksiyonlarını tam olarak yapabilme (her istediğini yiyebilme)

·         Daha iyi estetik görünüm

·         Çiğneme fonksiyonları tam olduğu için sağlıklı beslenebilme

·         Sağlıklı dişlere kavuşma ile yüksek özgüven

·         İmplantlar Neden Pahalı?

·         Diş hekimliğinde "prostetik diş cerrahisi" alanına giren implant’ın başarılı sonuçları sebebiyle her geçen gün kullanımı artmaktadır. Ancak birden fazla değişkenin etkili olduğu ve bu değişkenlerin sistemli bir şekilde kontrolunu gerektiren zahmetli ve masraflı bir süreci de beraberinde getirmektedir.

·         İmplantların neden pahalı olduğu konusunda ilk bakmamız gereken yer implantın yapıldığı meteryal olan titanyumdur. Titanyum özelliği itibariyle çene kemiğine uyumlu ve aynı zamanda pahalı olan kıymetli bir metaldir.

Özellikleri:

·         Titanyum insan vücudunda alerji yapmaz.

·         Çelik kadar dayanıklı ve paslanmaz çeliğin özgül ağırlığından %75 daha hafif

·         Titanyum kırılmaya ve bükülmeye karşı mekanik dayanıklılığı çok yüksektir.

·         Titanyum çok kuvvetli bir paslanmazdır. Korozyona karşı paslanmaz çelikten daha dayanıklıdır.

·         Titanyum çok yüksek derecede ısıya dayanıklıdır. Erime derecesi: 1650 °c

·         Titanyum, birçok kuvvetli kimyasal'dan etkilenmez.

İmplantların Yapılma Sebebi ?

İmplantların yapılma sebebi diş eksikliklerinden kaynaklanmaktadır. Tek diş kaybı, birden fazla diş ve bütün dişlerin eksikliği (total dişsizlik) durumlarında implant tedavisine başvurulur.

İmplant Hangi Durumlarda Önerilir ?

·         Tek bir dişin kaybedilmesi halinde, komşu olan sağlam dişlere zarar vermeden tek bir implant uygulayarak, sağlam ve estetik olarak giderilmesinde.

·         Dişsiz alt ve üst çenelerde; Diş kayıplarının ve meydana gelen travmaların sonucunda ya da fizyolojik olarak başlayan kemik erimeleri, çene kemiğinde gerilemeye ve hacminin de azalmaya neden olmaktadır. Aşırı kemik erimesi olduğunda da hasta protezini kullanamaz hale gelir. Bu durumda alt ve üst çeneye en az 2’ şer implant yapılır. Daha sonra protez yerleştirilen implantların üzerine oturtularak sabitlenir. Çiğneme ve konuşma fonksiyonlarında artış görülür.

·         Büyük azı dişlerin kaybı durumunda; Dişsiz olarak sona eren arka bölgelere takılıp çıkarılabilen bir protez yerine bir veya daha fazla implant ile sabit bir köprü yapılabilir. arka bölge dişsiz sonlanıyorsa; hastalara takılıp çıkarılabilen hareketli, kaba ve kullanımı zor bir parsiyel protez yerine, yerleştirilecek birkaç implant ile sabit ve uyumlu bir köprü yapılabilir.

·         Uzun dişsiz boşluklarda; Dişsiz bölgelerin uzun olduğu durumlarda yapılan sabit köprü, gövdesinin uzun olması sebebiyle sorun yaşanmaktadır. İmplantla yapılacak tedavide ise dişsiz bölgeye uygulanan bir ya da daha fazla implant köprünün desteği ve dayanıklılığı arttırarak doğal dişe yakın çözümler sunar.

·         Özellikle alt çenede tüm dişlerin kaybedildiği durumlarda; bu gibi durumlarda yapılacak implant tedavisi hastaların yaşam kalitesini yükseltecek başarılı çözümler sunar. Alt çenede geleneksel olarak yapılan halk arasında damak olarak bilinen total protezler, bölgenin yapısı gereği pek çok problemi ve beraberinde getirmektedir. Son derece kullanışsız olan bu protezler yerini implantlarla yapılan sabit protezlere bırakmıştır. Alt çenede ön bölgeye yerleştirilecek olan en az 2 tercihen 4 veya daha fazla implant ile mükemmel fonksiyonlu ve doğal dişe en yakın estetik sonuçlar elde edilmektedir.

 

İmplant uygulaması bazı istisnai durumlar haricinde herkese uygulanabilen başarılı bir tedavi şeklidir.

İmplant Uygulamasından Önce;

İmplant diş ekme operasyonuna başlamadan önce diş hekimi hastanın filmleri inceleyerek çene kemiği kalitesi ve miktarını öğrenir. Daha sonra titizlikle kullanılacak implantı seçer. Bu aşama çok önemlidir. Çünkü implantlar çeşitli durumlara göre şekil ve ebatlarda üretilirler. Bu aşamada hastaya yapılacak olan operasyon ve sonrasında nasıl görüneceği hakkında bilgi verilir. İmplant uygulamasından önce tüm detaylar incelenip planlandığı için uygulama sırasında herhangi bir riskli durumla karşılaşma olasılığı düşüktür.

İmplant uygulamasına geçmeden önce ilk yapılması gereken hasta ağzındaki hijyeni sağlamaktır. Cerrahi bir operasyon olan implant yapımında enfeksiyona karşı ağız içi hijyeni ve implantın sterilizasyonu büyük önem taşımaktadır. Hijyen ve sterilizasyon sağlandıktan sonra diş hekimi implant yapılacak olan yerdeki dişetini cerrahi operasyonla açar. Çene kemiği ortaya çıktıktan sonra implant yapılacak bölgeyi kemiğe yük bindirmeden gerekli boşluğu açar ve implantı vidalar. İmplant üstü kapatma vidasıyla kapatılır ve açılan dişeti tekrar dikilir. Bundan sonra implant ve kemiğin bütünleşmesi için 1-3 ay arasında beklemek gerekir. Bekleme süresi implant markalarına göre değişkenlik göstermektedir.

Yapılan implant kemikle bütünleştikten sonra ikinci aşama olan üst yapılara geçilir. Üst yapılar implantın üzerine gelen porselen veya zirkonyum dan yapılan kuron dediğimiz yapay dişlerdir. Laboratuvarlarda hazırlanan porselen dişler implantın üzerine yapıştırılarak veya vidalanarak tuturulur. bu şekilde tamamlanan implantların çok başarılı olduğu ispatlanmıştır.

 

 

İmplant Yapılırken Acı Duyarmıyım?

Cerrahi bir işlem olan implant operasyonun dan  önce hastaya lokal anestezi uygulanır. Bu yüzden cerrahi işlem sırasında hasta hiçbir şekilde acı veya ağrı hissetmez. İmplant yapılan hastalarda aynı gün anestezi etkisi dağıldıktan sonra hafif ağrılar olabilir. Bu ağrılar normal karşılanmaktadır. Operasyon sonrası diş hekiminin önerdiği ağrı kesici kullanılarak bu durum giderilir. İmplant yaptıran hastalara daha sonra sorulduğunda bu ağrının normal diş çekiminde yaşanan ağrıya benzer olduğu söylemektedirler. Problemsiz tamamlanan ameliyatlarda  implantların varlığını unutacak kadar rahat olursunuz.

Bazı istisnai durumlarda hastaların aşırı tepkilerinden dolayı veya korku ve heyecan yaşayan hastaların talepleri doğrultusunda diş hekimi genel anestezi altında bu işlemi yapabilmektedir. Genel anestezi altındaki hasta uyurken cerrahi operasyon başarılı bir şekilde tamamlanır.

Anestezi yapılan hasta implant ameliyatı için daha önceden hazırlanan hijyenik önlemlerin eksiksiz olarak alındığı implantoloji kliniğine alınır. İmplant yerleştirilmeden önce daha iyi görüş açısı için dişeti bir miktar açılır. Daha sonra titanyum implant için gerekli yuva delinerek açılır. Bu esnada bir miktar kanama olur. Bu kanama normal olmakla birlikte kontrol altındadır. Çene kemiğine uygulanan yükü azaltmak için yuva küçükten başlayarak büyütülür. Bu bölge anestezi altında olduğu için ağrı hissedilmez. Açılan yuvaya implant yerleştirilir ve kapatma vidası takılarak işlem bitirilir. Titanyum implantın kemikleşmesi için 1-3 ay arasındaki bekleme süresine geçilir. Anestezide dahil olmak üzere yarım saat içinde ameliyat tamamlanır.

 

Sakıncalı Olduğu Durumları Şöyle Sıralayabiliriz;

18 yaşını doldurmamış olan hastalarda;

Ergenlik çağını bitirmemiş bireylerin kemik oluşumu tamamlanmış olur. Bu durumda implant yapmak sakıncalıdır. Bu yaşlarda diş kaybedilse bile yer tutucular kullanarak kemik oluşumunun tamamlanması beklenmelidir.

Sigara tüketimi fazla olan hastalarda;

·         Sigara kullanımının ağız içerisinde dokularda uluşan bakteri plağına zemin hazırlayarak, enfeksiyon riskini arttırması

·         Sigaranın karbonmonoksit ve toksit etkilerine bağlı olarak implantın kemikle bütünleşmesini olumsuz yönde etkiler.

·         Yara iyileşmesini geciktirmek.

·         Kanlanmayı azaltmak.

Not: Sigara kullanan implant hastalarının tedaviden 15 gün önce ve tedavi olduktan sonra 1 ay kadar sigarayı bırakmaları özellikle önerilmektedir.

 

Şeker hastalarında;

Kontrol altında olmayan diyabet hastalarında implant yapımı riskli olan gruplar arasındadır. Şeker hastalarında doku iyileşmesi yavaş olmakla birlikte enfeksiyon riski artmaktadır.

Kandaki şeker düzeyi kontrol altında olan hastalara implant yapılabilmektedir. Şeker hastalarında cerrahi operasyon alanı mümkün olduğunca küçük tutulur. İmplant tedavisi tamamlandıktan sonra şeker hastaları için ağız hijyenini sağlamak çok önemlidir. Diyabet hastaları periyodik diş hekimi kontrollerini aksatmamalıdır.

 

Kalp rahatsızlığı olanlar;

Doktoru ile konsültasyona gidilmeden implant uygulanmamalı.

 

Hiper tansiyonu olanlar;

hipertansiyonlu hastalarda ağrı, stres gibi durumlarda aşırı tepki söz konusudur. uyaranlara karşı aşırı tepki verildiğinde diş tedavisi sırasında kan basıncı akut olarak yükselebilir ve konjestif kalp yetmezliği veya nadiren felç, kanama benzeri komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple; hipertansiyonlu hastaların diş tedavisine başlamadan önce; kan basıncı ölçümleri yapılmalı ve şüphelenilen vakalarda doktor konsültasyonuna gidilmelidir.

 

Kan Pıhtılaşma Bozuklukları;

Kan pıhtılaşma hastalığı olanlara implant yapılmaz.

İmplantın Başarısı Nelere Bağlıdır?

İmplantların Başarı Oranları Nedir?

Yaklaşık olarak 200 yıldır üzerinde çalışılan ve geliştirilen implantlar esas ivmeyi günümüzde kullanılmaya başlayan titanyum malzemeden sonra kazanmıştır. Titanyum malzemeden üretilen implantların kemik uyumu ve başarı oranları oldukça yüksektir. Araştırmacılar ve implant üreticileri tarafından uzun dönem olarak yapılan hasta takiplerinde %98 gibi yüksek oranlarda başarı rapor edilmiştir.

 

İmpantların Başarıları Nelere Bağlıdır.

Hastanın iyileşme gücü;

implantolojide başarıyı etkileyen faktörlerin içinde en önemlisi hastanın iyileşme gücüdür. Genel sağlık durumu iyi olan hastaların iyileşme süreci daha kısa olmaktadır.

 

18 yaşını doldurmuş olmak (kemik gelişiminin tamamlanması);

Ergenlik çağını bitirmemiş bireylerin kemik oluşumu tamamlanmış olur. Bu durumda implant yapmak sakıncalıdır. Bu yaşlarda diş kaybedilse bile yer tutucular kullanarak kemik oluşumunun tamamlanması beklenmelidir.

 

Alkol Ve Sigara Kullanımı;

·         Sigara kullanımının ağız içerisinde dokularda uluşan bakteri plağına zemin hazırlayarak, enfeksiyon riskini arttırması

·         Sigaranın karbonmonoksit ve toksit etkilerine bağlı olarak implantın kemikle bütünleşmesini olumsuz yönde etkiler.

·         Yara iyileşmesini geciktirmek.

·         Kanlanmayı azaltmak.

Not: Sigara kullanan implant hastalarının tedaviden 15 gün önce ve tedavi olduktan sonra 1 ay kadar sigarayı bırakmaları özellikle önerilmektedir.

 

Diyabet Hastalığı;

Kontrol altında olmayan diyabet hastalarında implant yapımı riskli olan gruplar arasındadır. Şeker hastalarında doku iyileşmesi yavaş olmakla birlikte enfeksiyon riski artmaktadır.
Kandaki şeker düzeyi kontrol altında olan hastalara implant yapılabilmektedir. Şeker hastalarında cerrahi operasyon alanı mümkün olduğunca küçük tutulur. İmplant tedavisi tamamlandıktan sonra şeker hastaları için ağız hijyenini sağlamak çok önemlidir. Diyabet hastaları periyodik diş hekimi kontrollerini aksatmamalıdır.

 

İmplantların Markası;

Kullanımı gün geçtikçe artan implantların üretiminde tahmin edebileceğiniz gibi rekabette yüksektir. Günümüzde bilinen implant markalarının sayısı 600’ civarındadır. Yine bu implant markaları üretimlerinde 100’e yakın farklı dizayn kullanmaktadır. Her geçen gün büyüyen implant sektöründe bu kadar marka ve farklı dizaynın olması kafa karıştırıcı olsa da hepsi aynı amaca hizmet ettiğinden birbirlerinden çok da fazla farkları yoktur.

İmplant markalarının operasyondaki başarı oranları %10 civarında olsa da bazı özel implant markaları ar-ge ayırdıkları yüksek bütçeler sayesinde hastaya ve hekime kolaylıklar sunan implantlar üretmektedir. Bu implantlar hızlı iyileşme süreleri sayesinde hastaya avantaj yaşatırken, üst yapıları eklemek için daha gelişmiş bağlantı şekilleriyle de diş hekimine kolaylık ve sağlamlık sunmaktadır.

 

Hipertansiyon ve Kalp hastalığı;

Kalp hastalığı olanlarda, doktoru ile konsültasyona gidilmeden implant uygulanmamalı.

hipertansiyonlu hastalarda ağrı, stres gibi durumlarda aşırı tepki söz konusudur. uyaranlara karşı aşırı tepki verildiğinde diş tedavisi sırasında kan basıncı akut olarak yükselebilir ve konjestif kalp yetmezliği veya nadiren felç, kanama benzeri komplikasyonlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple; hipertansiyonlu hastaların diş tedavisine başlamadan önce; kan basıncı ölçümleri yapılmalı ve şüphelenilen vakalarda doktor konsültasyonuna gidilmelidir.

 

Kan Pıhtılaşma Bozuklukları;

Kan pıhtılaşma hastalığı olanlara implant yapılmaz.

 

İmplant Sonrası Bakımı;

İmplantolojinin başarılı olabilmesi için hastanın genel sağlık durumunun iyi olması ilk şarttır. Sağlık durumu ve kemik yapısı müsait olan hasta yeterli iyileşme potansiyeli potansiyelini taşımaktadır. Hastaya doğru teşhisin konulması ve implantın özenle seçilmesi hekim ve hasta açısında oldukça önemlidir. Başarıyla sonuçlanan implantolojiden sonra implantın temizlik ve bakımının doğru yapılması çok önemlidir. İmplant hastasının cerrahi işlemden sonra hekimin tavsiyelerine uyması yüksek önem taşımaktadır. Az da olsa yaşanan İmplant kayıplarında hasta hatalarının payıda yüksektir. 2 saat bir şey yememek, 24 saat sigara içmemek, sıcak ve sert gıdaları 24 saat tüketmemek v.b. gibi önemli tavsiyelere mutlaka uymak gerekmektedir.

İmplantın asıl başarısı ise uzun vadede ortaya çıkmaktadır. İmplantın başarısında söz edebilmek için, üzerine yük geldiği zaman vereceği tepki çok önemlidir. Bu da bize implantın üzerine sonradan yerleştirilen yapay diş (protez) yapımının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. İmplant üstü protezlerin planlamaları titizlikle yapılmalı, kemik içerisindeki titanyum implanta aşırı yük getirecek uygulamalardan kaçınılmalı ve protezin yüksekliği iyi ayarlanmalıdır.

 

İmpant Sonrası Neler Yapılmalıdır?

İmplant Sonrası Şişlik;

İmplant operasyonu sonrası cerrahi işlem bölgesinde şişlik olması normaldir. Çene kemiğinde implant için açılan yuva bir miktar açılan dişeti implant bölgesinde az da olsa bir tramvaya neden olmaktadır. Diş hekimi bu bölgede az da olsa şişlik beklediğinden İmplant bölgesine buz kompresi yapılmasını ister.

Hasta elindeki buz torbalarını ağız dışından implant bölgesine tutulur 3-5 dakika tutulup 8-10 dakika dinlendirerek uygulanır. Uzun süre buz tutulması durumunda buz yanığı olabilirsiniz. Bu uygulama şişlik oluşmasını belli ölçüde azaltacaktır.

İmplantın çene kemğiyle bütünleşene kadar yemek yerken implant üzerine baskı uygulamamaya dikkat ediniz.

Ağrının devam etmesi, abse oluşması durumunda veya dudakta uyuşma hissetmeniz halinde zaman kaybetmeden dişhekimine başvurmanız gerekir.

 

Nasıl Beslenmeli;

İmplant ameliyatı sonrasında birkaç ay beslenmenize dikkat etmeniz gerekmektedir. Titanyum implantın çene kemiğine kaynama süreci olan bu dönemde, sıcak veya soğuk olmayan yumuşak gıdalarla beslenerek implantın stabilitesine zarar vermemiş oluruz. Bu konuda dişhekiminizin tavsiyeleri olsa da bilgilenmeniz açısından aşağıdaki örnekleri verebiliriz.

Oda ısısındaki yoğurt, peynir, çorbalar, meyve suları, yumuşak pişirilmiş yumurta, yumuşak et, süt, dondurma, muhallebi ve ekmeğin iç kısmı gibi yumuşak yiyeceklerle beslenebilirsiniz. Beslenmeniz eskiye göre az olacağından; taze sıkılmış meyve suları, kivi, elma, çilek, greyfurt, portakal gibi meyvelerden tüketerek doğal yoldan c vitamini katkısı yapabilirsiniz.

 

Sıcak ve Soğuk Gıda Tüketmemek;

İmplant tedavisinden sonra yapılması gerekenler yani dişhekimin yapacağı tavsiyelere uymak implantolojinin başarılı sonuçlanmasında büyük önem taşımaktadır. Başarılı bir implant ameliyatından sonra diş hekiminizin size söyleyeceği ilk şey sıcak ve çok soğuk gıdalar tüketmemek olacaktır. Uygulanan implant sayısına, implantın markasına ve cerrahi işlemin düzeyine göre 3-10 gün arası bu tavsiyeye uymak gerekmektedir.

 

Sert Gıdalar Tüketmemek;

Cerrahi operasyonla açılan dişeti operasyon sonrası dikilerek kapatılır. Dişeti düzelene kadar beklemesi gereken dikişlerin darbe almaması çok önemlidir. Diş hekimi tarafında dikişler alınana kadar sert gıdalar tüketmemek veya bu dikişli bölgeye baskı yapabilecek herhagi bir davranıştan uzak durmak gerekir. Bu süreçte yumuşak veya sıvı gıdalar tüketerek beslenmek gerekmektedir. Eğer tek tarafta implant yapılmışsa implant olmayan bölgeyi kullanmak daha akıllıca olacaktır.

 

İmplant ve Ağız Bakımı;

İmplant ameliyatından sonra ilk 48 saatlik dilimde ağız bakımı çok önemlidir. Ağız içinde basınç oluşturacak hareketlerden kaçınmak gerekir. İmplant sonrası 1 gün boyunca ağızınızı çalkalamak ve ya gargara yapmak önerilmez. Ağız içinde biriken tükürüğü mümkün olduğunca yumuşak dışarı atmak gerekir. Emerek yapılan tükürmede negatif yönde oluşan basınç çok zararlıdır. Yine ağız içinde basınç yapacak oflama veya üfleme benzeri hareketlerden kesinlikle sakınılmalıdır.

İlk günlerde ağız temizliği yaparkan fırçalama ve diş ipi kullanımında dikkatli olmak gerekir. Mümkün olduğunca yavaş hareketlerle uygulanmalıdır. Bunun yanı sıra implant alanlarını nemlendirilmiş pamuk bez veya gazlı bez yardımıyla temizleyebilirsiniz.

 

İlaç Kullanımı;

Cerrahi operasyondan sonra ilk birkaç günde duyulacak ağrı hekimler tarafından normal karşılanmaktadır. Ameliyat sonrası dişhekimi tarafından verilen ağrı kesiciler ve antibiyotikleri söylendiği gibi düzenli olarak kullanmanız gerekir. Ağrınız kalmasa dahi ağrı kesici ilaçlarınızı planlandığı gibi kullanmaya devam etmelisiniz. Çünkü ağrı kesiciler bilinen etkileri dışında şişlik indirici özellikleri sebebiyle bir süre daha kullanılabilir. Eğer hekim tarafından bir gargara verildiyse söylendiği şekilde ve zamanda yapılmalıdır. İlk günlerde gargara yapmak zararlı olabilir.

Cerrahi bir işlem olan İmplant operasyonu sırasında kesilerek açılan dişeti işlem sonrası dikilerek tekrar kapatılır. Burada oluşan yara çok kısa sürede iyileşmekle birlikte ilk 2 gün kan sulandırıcı ilaçlardan uzak durmak gerekir. dişhekimi tarafından verilen ağrı kesici yerine kanı sulandıran aspirin kullanımı önerilmemektedir. Aspirini kan sulandırıcı olarak kullanan hastalar hekimlerine danışmadan aspirini kesmemelidir.

 

İmplantın Ömrü Ne Kadar?

İmplantların ömürleri diğer konservatif diş tedavilerine kıyasla çok daha uzun ömürlüdür. Yapılan araştırmalara göre titanyumdan üretilen 30 yıl önce yapılan implantların bile yüksek oranda varlıklarını korudukları gözlenmektedir. İmplantların neden bu kadar uzun ömürlü olduklarını anlamak için titanyumun özelliklerine bakmak daha açıklayıcı olabilir.