Bilmemiz Gerekenler » 

BİLMENİZ GEREKENLER

Bilmeniz Gerekenler

 

 AĞIZ DİŞ SAĞLIĞININ ÖNEMİ

            Ağız, vücudumuza hastalıkların giriş yollarından bir tanesidir. Bu yüzden hastalıkları engelleme, ağız-diş sağlığının korunması konusunda düzenli bakım büyük önem taşır.

            Diş hastalıkları ve diş sağlığının korunması açısından erken tanı çok önemlidir. Bu nedenle yılda en az iki kez diş hekimine muayene olunması önerilir.

            Diş çürümelerinin önlenmesinde sularda yeterli flor olması, düzenli olarak dişlerin fırçalanması, diş ipi kullanılması, aşırı tatlı ve şekerli yiyeceklerden olabildiğince kaçınma bunlar yendiğinde mutlaka dişlerin fırçalanması, diş hekimi kontrollerine gidilmesi temel uygulamalardır. Diş eti hastalıklarının önlenmesinde de diş fırçalama ve düzenli diş hekimi kontrolleri önemlidir.

            Dişlerde gelişim bozuklukları varsa erken dönemde özel diş hekimliği dallarında uzmanlaşmış birimlere başvurularak gerekli tedavi sağlanmalıdır.

            Aşırı asitli ve şekerli yiyecekler mikroorganizmaların etkisini artırır. Dişler sert cisimlerle karıştırılmamalı, fındık, ceviz vb. kabuklu yiyecekler dişlerle kırılmamalıdır. Bunlar diş minesinin çatlamasına ve bakterilerin etkisinin artmasına neden olur. Diş minesinin koruyucu etkisi ortadan kalkar.

       

   DİŞ FIRÇALAMA NEDEN GEREKLİDİR?  YÖNTEMLERİ NELERDİR?
        Kurallara uygun ve düzenli diş fırçalama yapıldığı takdirde bakterilerin diş üzerinde ve ağız florasında bulunma süreleri minimuma indirilerek oluşabilecek hastalıkların önüne geçilecektir.

En doğru diş fırçalama tekniği hangisidir?

        Öncelikle fırça 45 derecelik bir açıyla dişe yaklaştırılmalı ve dişin eni doğrultusunda ileri-geri hareketlerle fırçalanmalıdır. En son dişetinden aşağıya doğru bir süpürme hareketiyle işlem tamamlanır. Dişlerin iç yüzeyleri, özellikle ön bölgeler dar olduğundan fırça dik olarak sokularak fırçalanmalıdır. Unutulmamalıdır ki, bakteri plağı ve yiyecek artıklarının yoğun olduğu dişlerin arka yüzleri, arka dişler ve dil de temizlenmelidir. Genellikle sadece ön dişlerin ön yüzeyleri fırçalandığından çürükler daha çok arka bölgelerde oluşmakta, diş taşları ise çok az fırçalanan alt ön bölgede olmaktadır.

Uygun bir teknik kullanılmazsa dişler zarar görür mü?

        Dişler çok sert bir tabaka olan mine ile kaplı olmasına rağmen sadece yanlış bir teknikle uygulayacağınız bir fırçadan bile büyük zarar görebilir. Hem dişin üst kısmında, hem de kökü kaplayan tabakada aşınmalara, dişetlerinde de çekilmelere yol açabilir. Bu durumda dişler çürüğe daha yatkın hale gelir. Dişleri aşındıracak kadar büyük bir kuvvetle diş fırçalamaktan kaçınılmalı ve yumuşak hareketlerle fırça oynatılmalıdır.

Diş etlerinin fırçalanması neden gereklidir?

        Diş eti kanaması şikâyetiniz olsa dahi fırçalamaya devam edilmelidir, çünkü diş etlerini besleyen damarlar dolaşım bozukluğu sonucunda dolgunlaşmıştır. Buna tıp dilinde “konjestiyon” denir. Tedavi etmek için kılcal damarları açmak yani fırça yapmak gerekecektir. Böylece diş etinin damarları iyileşir ve kanama da kendiliğinden durur. Diş etinin fırçalanması, diş eti hastalıklarından korunmanın en etkin yöntemlerdendir.

         BEBEKLİK VE ÇOCUKLUK ÇAĞINDA AĞIZ BAKIMI

      Birçok anne-baba, yaşadıkları diş sorunlarının çocuklarının da başına gelmemesi için ne yapmaları gerektiği konusunda oldukça endişelidirler. Her anne babanın isteği ileride çocuklarının sağlıklı bir ağız-diş yapısına sahip olmalarını sağlamaktır.

            Genellikle bebekler ilk dişlerini 4–14 ay arasında çıkarırlar. Bebeklerde dişler fırçalanma dönemi başlayana kadar her mamadan sonra temiz bir gazlı bez ile dişler ve dil üstü temizlenir. Böylece hem pamukçuk oluşumu engellenmiş olur hem de ağız içinde ki atık maddelerin bakteri oluşumu engellenerek daha yeni çıkan dişler korunmuş olur. Çocuğunuzun ilk dişi çıkar çıkmaz dişin üzerini ve ağzın geri kalan kısmını temizlemeniz gerekmektedir. Bu temizleme işlemini bir tülbent veya eczanelerden temin edilebilecek steril tamponlarla yapabilirsiniz. İlk dişlerin sürmesi bebeğinizin ağız florasının değişmeye başladığının bir işaretidir. Diş sürmesinin başlaması ile ağzın temizlenmeye başlaması, bakteri sayısının azaltılması açısından çok önemlidir. Ağızdaki diş sayısı artmaya başladıktan sonra, bezle temizlemekten vazgeçilip yumuşak bir fırça ile diş fırçalamaya başlanması gerekmektedir.

            2 yaşına kadar dişlerin macunsuz olarak fırçalanması, 2 yaşından sonra ise dişlerin çocuklar için özel üretilmiş çocuk diş macunu ile (fluor konsantrasyonu düşük) fırçalanması gerekmektedir. Fluor halen, diş çürüklerinden korunmasından en etkili yöntemdir. Çocuk diş macunlarının hemen hemen hepsi aynı Fluor konsantrasyonuna sahiptir. Nohut tanesi büyüklüğünde diş macunu kullanılması, çocukların gereksiz yere diş macunu yutmasını engelleyecektir. Çocuklar tatlarından dolayı diş macununu yemeyi çok severler, erken dönemde çocuklara diş fırçalama eğitimi verilirken mutlaka diş macununu yutmaması gerektiği üzerinde de durulmalıdır.

            Çocukların yaşları ilerledikçe uygulanacak koruyucu diş hekimi yaklaşımları da değişmektedir. 1–5 yaşına kadar diş hekimi tarafından yapılacak koruyucu uygulamalar sadece, dişlerin profesyonel temizlenmesi ve fluor verniği uygulamaları şeklinde olurken, 6 yaşından sonra dişler üzerine fluor jelleri uygulaması ve azı dişlerin çiğneme yüzeylerine uygulanan “Fissür Örtücü” yapılması gibi farklı yaklaşımlar uygulanabilmektedir Özellikle 6 yaşından sonra girilen “karışık dişlenme” döneminde senede en az 2 (iki) kere diş hekimi ziyareti yapılması, uygulanan koruyucu uygulamalar sayesinde çocuğunuzun çürüksüz bir ağza sahip olmasını sağlayacaktır.

            Ağız Diş bakımında erken müdahale ile ucuz, eziyetsiz ve zaman kaybı yaşamadan çözüm bulunabilir. Her şeye rağmen çocuklarda diş kaybı olmuş ise zaman kaybetmeden çapraşıklık ve diş kaymaları oluşması için yer tutucular uygulanmalıdır.

 

 

HAMİLELİKDE AĞIZ DİŞ BAKIMININ ÖNEMİ

            Çürük bir enfeksiyon hastalığıdır ve bulaşıcıdır. Gebelerde immun sistem vücut tarafından baskılanmıştır. Vücutta herhangi bir enfeksiyon geliştiğinde ise hamilelik, düşük veya erken doğumla sonlanabilmektedir. Gebelikte ağız hijyeni bozuk ve diş sağlığı kötü anne adaylarında görülen düşük ağırlıklı bebek ve erken doğum oranının, diş sağlığı ve ağız hijyeni iyi olan annelere göre 7 kat daha fazla olduğu bildirilmektedir. Ayrıca nedeni anlaşılamayan düşüklerin çok büyük oranında da annede diş hastalıklarına rastlandığı bildirilmiştir. Ayrıca bu hastalarda hamilelik öncesi minimal düzeyde de olsa bir diş iltihabı olması durumunda, hamilelik sonrası artan hormon salgısı nedeniyle bu iltihap çok daha büyük düzeylere ulaşacaktır. Bu nedenlerle, hamile olmayı planlayan ve bebek bekleyen anne adaylarının bu süreç içinde ağız bakımlarına çok dikkat etmeleri ve diş hekimi kontrollerini ihmal etmemeleri gerekmektedir. Hamile kalmadan önce ağızda var olan çürüklerin ve diş eti hastalıkların tedavi edilmesi en ideal yaklaşımdır fakat bunu gerçekleştirememiş iseniz bile hamilelik sürecinde kontrollerinizi ihmal etmemelisiniz. Bu kontroller sırasında hekiminiz ağız hijyeninizi sağlamaya yönelik küçük girişimlerde bulunabilecek ve daha önemlisi size ağız bakımınız hakkında eğitim verecektir. Doğru diş fırçalamayı, diş ipi kullanımını öğrenerek hayata geçirmeniz sayesinde ağzınızdaki iltihabı kontrol altına alabilirsiniz.

            Hamilelik süresince yeme düzeninize çok özen göstermeniz gereklidir. Ara öğünlerden kaçınmalı, çürük yapıcı besinlerden mümkün olduğunca uzak durmalısınız.

İlk üç ay ;

Hamileliğinizin ilk 3 ayı içinde kusmalar görülebilir. Bu kusmalar ağız ortamının PH sını düşüreceği için, özellikle üst dişlerinizin arka bölgelerinde erozyona neden olabilir. Kusmanın hemen ardından dişlerinizi fırçalamanız doğru olmayacaktır. Bunun yerine ağzınızı suyla ya da bikarbonat içeren ağız gargarları ile çalkayabilirsiniz. Bikarbonatlı bir gargarayı evde;

“1 bardak suya yarım çay kaşığı karbonat ve yarım çay kaşığı tuz” ekleyerek kendiniz de hazırlayabilirsiniz.

Hamilelik sırasında oluşan hormon değişiklerine bağlı olarak tükürük miktarınız ve tükürüğünüzün yıkayıcı özelliği azalabilir. Bu nedenle ağzınızda kuruluk hissedebilirsiniz. Bu durumda su bazlı, alkol içermeyen gargaralar kullanabilir, bikarbonatlı çikletler çiğneyebilirsiniz. Diş dostu sakızlar çiğneyebilirsiniz.

DOĞUM SONRASI;

            Doğumdan sonra da annenin enfeksiyon kontrolüne dikkat etmesi gerekir. Çünkü bebeğin dişlerinin sürmeye başlaması ile enfeksiyon penceresi açılır ve bebek öncelikle anneden aldığı mikroplar ile enfekte olur. Ayrıca; anne çocuğunuzun ağzına kendi çiğnediği şeyleri götürmemeli, emziğini yalayıp çocuğun ağzına vermemelidir. Bunlarla beraber yine ağız bakımına dikkat etmesi gerekir.

      AĞIZ DİŞ SAĞLIĞINDA YAPILMASI – YAPILMAMASI GEREKENLER

 YAPMANIZ GEREKENLER:

Her yemekten sonra dişlerinizi fırçalamalısınız. Yemekten 2 saat sonra bakteriler üremeye başlar.

Yatmadan önce mutlaka dişlerinizi fırçalamalısınız. Gece tükrük salgısı azaldığı için ağız kurur ve bakterilerin üremesine uygun bir ortam oluşur.

Dilinizin en arkasını fırçalamalısınız. Burası kötü kokuların merkezidir. Gargara suyuna batırılmış yumuşak bir fırçayla bu kısmı iyice fırçalamanız gerekir.

Ağzınız kuruduğunda; şekersiz naneli sakız çiğneyin. Bu tükürük bezlerini çalıştırır.

Yanınızda diş fırçanız yoksa ağzınızı mümkünse (tuzlu suyla) çalkalayın. Islak bir pamuk veya gazlı bez ile dişlerinizi silin.

Gece yatmadan önce süt için veya peynir yiyin. Bu besinler bazik olduğu için ağızdaki asit ortamı nötralize eder. İçindeki "kazein" ise dişi güçlendirir.

Çok iyi bir bakım yapıyor olsanız da yılda en az 2 kez diş hekiminize kontrole gidin.

 

YAPMAMANIZ GEREKENLER

1.      Dişin üzerine aspirin basmak; diş ağrısını geçirmez. Hatta içeriğindeki asit maddeler diş etinin tahriş olmasına ve sıkıntınızın artmasına neden olur.

2.      Dişin üzerine kolonya veya alkol ( rakı vs..) basmak; ağrıyı geçirmez. Tam aksine iltihabi bir durum varsa alkol iltihabi bölgede sıvı birikmesine neden olduğundan iltihabın artmasına dolayısıyla ağrının artmasına neden olur.

3.      Dişin üzerine tütün basmak; hiç bir rahatlamaya neden olmaz. Hatta tahriş ederek zarar verir.

4.      Fazla kahve ve çay içmek; dişleri sarartır. Kahvedeki kafein, ağızdaki tükürük miktarını azaltır ve ağzın kurumasına neden olur. Az içmenizde fayda vardır.

5.      Diş macununu fazla koymak; fırçalama fonksiyonunu azaltır hem de gereksizdir. Mercimek tanesi kadar diş macunu kullanmak yeterlidir.

 

DİŞ İPİ- DİŞ MACUNU-DİŞ FIRÇASI NASIL KULLANILIR?

 

DİŞ İPİ    

Diş fırçası bakteri plağının tümünü yok edemez çünkü diş aralarına tam olarak ulaşması çok zordur. Zor bölgelerdeki bakterilerin temizlenmesi için üretilmiş birçok aksesuar vardır. Diş ipinin, fonksiyonu itibariyle fırça ve macundan sonra ilk sıralarda yer alır. Doğru bir teknik, fırça, macun ile yapılan ve olması gerektiği gibi 2–3 dakika süren bir fırçalamada bile dişlerinizin birbiriyle kontakta olduğu yüzeyler tam olarak temizlenemez. Çoğu zaman çürüklerin başlangıç noktası da bu ulaşılması zor, kapalı alanlardır. Sağlıklı bir temizleme için mutlaka fırçalamadan sonra (en az günde 1 kere) diş ipi kullanması gerekir.

Her öğün sonrasında diş ipini dişlerinizin arasında kaydırarak yemek artıklarının çıkmasını sağlayın. Bal mumlu ipler daha yumuşak olduklarından tahriş riskini azaltacaktır. Yanlış kullanımı diş etine zararlı olmaktadır.

1 - ) 45 cm uzunluğunda ip kesin (eczaneden bu amaçla üretilen ürünü satın almanız önerilir) ve büyük bir kısmını orta parmağınıza dolayın. Diğer orta parmağınıza da siz dişinizi temizlerken ipin kullanılmış olan kısmını dolayacaksınız.

  2 - ) 2,5 cm boşluk bırakacak şekilde ipi gergin tutun ve yumuşak hareketlerle dişlerinizin arasına yerleştirin.

  3 - ) İp diş eti hizasına gelince dişe doğru yaslayın ve C şekli verin ve diş ile diş eti arasındaki boşluğa yerleştirin.

 4 - ) İpi diş ile temas edecek şekilde tutarak dişin yan yüzeyi boyunca aşağı ve yukarı doğru kaydırın. Sonra yan dişe yaslayın ve aynı hareketi tekrarlayın. Bu şekilde plak parçalanır ve bakteriler uzaklaştırılır.

 

 

 

DİŞ MACUNU

Dişi temizlemek ve bakteri plağını önlemek için diş fırçasının vazgeçilmez yoldaşı diş macunu, temizliğin, beyazlığın ve diş minesini korumanın temel gereğidir. Günümüzde, flor hemen her ağız ve diş ürününde var. Çünkü flor dişlerin ihtiyaç duyduğu bir maddedir. 10 yaşına kadar flüor diş minesine kendini sabitleyerek dişi daha dayanıklı yapar. Hayat boyu da, minenin diş yüzeyinde kendini yenilemesine yardımcı olduğu gibi bakteriler ve dolayısıyla çürüklere karşı savaşta önemli rol oynar. Diş macunu, dişlerimizin gündelik ihtiyacı olan flor dozunu alması için idealdir. Diş macunu seçenekleri çoktur: dişlerde istenmeyen lekelere yol açabilecek, mikro çiziklere neden olacak yoğun içerikli bir diş macunu seçmeyin. Çocukluk döneminde yaş grubuna uygun diş macunları alınız

DİŞ FIRÇASI

Çocukluk çapında yaş grubuna uygun olan diş fırçaları tercih edilmelidir. İleriki yaşlarda orta sertlikte diş fırçaları tercih edilmelidir.

Bir diş fırçasını ne kadar kullanabilirim? 

     Genelde 3-4 ay kullanılabilir. Diş fırçasının bozulduğunu kıl demetlerinin birbirinden ayrılmasından, dağılmasından ve eğilmesinden anlayabilirsiniz. Sert kıllı fırçalar dişlerinize zarar verebilir. Çocuklar ise henüz doğru fırçalamayı tam olarak uygulayamadıklarından daha çabuk fırça eskitirler.

 

DİŞ DOLGUSU
     Bir takım tedavi prensiplerine dayanarak, dişten çürüğün uzaklaştırılmasının ardından oluşan boşluğun (kavitenin) kompozit, amalgam ya da porselenle doldurulması işlemidir. Kompozit ve amalgam dolgular direkt, porselenler indirekt metotla yapılan dolgulardır. 
Lazer dolgu diye birşey yoktur! kompozit dolgular dişe yerleştirildikten sonra sertleşmesi için ışığa ihtiyaç duyarlar. Bu ışık kaynakları da led ya da halojendir. Mavi görüntüsünden dolayı halk arasında adı "lazer dolgu" olarak geçmektedir.


DİŞ ÇEKİMİNDEN SONRA NELER YAPILMALI - YAPILMAMALI

Yapılması Gerekenler 
* Ortalama 3 saat sonra, uyuşukluk hissi geçer.( Kişisel ve yapısal özelliklere, ilaç tipine göre bazen  1 , bazen de 4 - 5 saat sürebilir.) 
* Çekim yerine konan pamuk tampon,15 dakika dişler sıkılarak bastırılmalıdır, çekim yarasının ilk andaki kanaması bu tamponlanma ile durdurulmaktadır. 
* Pamuk tamponun sık sık değiştirilmesi pıhtılaşmayı geciktireceğinden tavsiye edilmez. 
* Tampon atıldıktan sonra ( kişiye ve yara yerine göre ) pıhtılaşma başlayana kadar sızıntı şeklinde bir kanama olur. 
* Uyuşukluk geçtikten sonra hafif bir ağrı olabilir. Bu durumda( Aspirin dışında ! ) ağrı kesici bir ilaç kullanılabilir.

Yapılmaması Gerekenler 
* En az 3 saat (özellikle çay,çorba gibi çok sıcak olan) yiyecek ve içeceklerden kaçınılmalı. 
* Sıcak banyo yapılmamalı, Sıcak havada, Güneş altında kalınmamalı, 
* Sigara içilmemeli , Alkol alınmamalı, 
* Dudaklarda uyuşukluk varsa geçene kadar ısırarak kontrol yapılmamalı, 
* Temizliğinden emin olunmayan gıdalar ağıza alınmamalıdır. 
Diş çekimi yarası 1-2 hafta içinde kapanır. Bu süre içinde ağız temizliğine daha da özen gösterilmesi ( oluşabilecek enfeksiyonlardan korunabilmek için ) tavsiye olunur.

 

SİGARA ve DİŞ

Sigara ve tütün kullanımı ağız için oldukça zararlıdır. Bu zararları şöyle sıralayabiliriz: 

1)

Dişlerin üzerinde katran artıkları veya koyu-kahverengi lekeler birikir.

2)

Damakta kırmızı renkli iltihabi oluşumlar gözlenir

3)

Dişeti hastalığına yatkınlık

4)

Kötü ağız kokusu

5)

Siyah kıllı dil görüntüsü

6)

Ağızda doku bozuklukları (oral lezyonlar)

7)

Dişeti çekilmesi

8)

Ağız kanseri

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Tütünün en büyük zararlarından birisi ağız kanseridir.

 

DİŞ APSESİ

     Bazı kişiler diş çürümesini ciddi bir sağlık sorunu olarak görmezler. Ancak, zamanında ve doğru şekilde müdahale edilmediğinde, daha çok sorun yaratan bir hastalığa yol açabilir. Çürüme, bakterinin, dişin özünü enfekte etmesine izin verir. Enfeksiyon köke ve çevre kemiğe yayılır. Bu apse olarak bilinir. Eğer enfeksiyon kemiğe ulaşırsa, diş kaybedilebilir. Enfekte diş kökü ve şişmiş doku ağrıya neden olabilir. Eğer kök ölürse, ağrı yok olacak, ancak yavaş yavaş da bitişik kemiğe zarar verecektir. Enfeksiyonun bir bölümü olarak oluşan irin, çene boyunca bir kanalı aşındırabilir ve diş eti üzerinde bir şişme ya da içi irinle dolu bir deri lezyonuna yol açabilir.

Belirtiler

Dişte sürekli ya da zonklama şeklinde ağrı;

Sıcak ya da soğuk yiyecek ve içeceklere karşı hassasiyet;

Çiğnerken ağrı;

Boyunda şişmiş lenf düğümleri

Ateş ve genel kırıklık.

 

 

 

 

 

 

 

 

Tedavi

Diş hekiminize gitmeden önce bir ağrı giderici alarak apse ağrısını geçirmeye çalışabilirsiniz. Ağzınızı saat başı ılık, tuzlu suyla çalkalamak yatıştırıcı olabilir ancak tedavi edici değildir. Geçmişte, apseli bir dişe yapılan tek tedavi, dişin çekilmesiydi Belirli koşullar altında diş çekimi yine de uygun olabilir. Ancak, günümüzde diş hekimleri genellikle apseli dişleri iyileştirmektedirler. İlk adım olarak, diş hekiminiz büyük bir olasılıkla enfeksiyonu  gidermek için bir antibiyotik tedavisi uygulayacak. Böylece enfeksiyonun  vücudunuzun diğer bölümlerine yayılmasını önleyecektir. Rahatlamanız için ayrıca reçeteye ağrı giderici ilaçlar yazabilir

 



DİŞ TAŞI

     Diş hekiminizin kalkülüs olarak adlandırdığı diş taşı yani tartar, tükürüğünüzdeki minerallerin ve plakların bir ürünüdür. Taş, diş eti iltihabı ve periodontit gibi diş eti hastalıklarının başlıca nedenidir.

Taş, özellikle diş eti çizgisinin altında oluştuğunda en büyük sorunu yaratır. Taş, kireçli ve serttir; temizlenmesi ise güçtür. Düzenli diş kontrollerinin bir bölümü dişlerinizin ve taşların temizlenmesini içerir. Bu temizleme işlemi, özellikle diş eti çizgisinin altındaki taşlar için gratuar ve küret adı verilen aletlerle dişi kazıyarak yapılır, işlem, rahatsız edicidir ve diş etlerinizi kanatır. Diğer bir yöntem ise, taşlan temizlemeye yardımcı olan bir titreşim aleti kullanmaktır.

   Ayrıca, sigara içmenin neden olduğu diş lekelerini temizlemek için tasarlanmış özel diş macunları da bulunmaktadır. Biz bu diş macunlarını önermiyoruz: Diş etleri zaten çekilmiş olan kişiler, diş eti çizgisi altındaki daha yumuşak tabakaların maruz kalacağı bu tür diş macunlarından zarar görebilirler. Bu tür diş macunları, aynı zamanda dişlerinizin sıcak ya da soğuk yiyeceklere karşı daha da hassaslaşmasına neden olabilir.